Kayıtlar

Eylül 28, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İlişkim Toksik mi?

Resim
“İlişkinin başında birbirine iyi gelen iki insan, zamanla birbirinin yarasına tuz olur.” - Harville Hendrix Merhaba sevgili dostlar. Bu yazımızda sizlere, toksik ilişkiler üzerine psikososyal alanın bakış açısını sunmaya çalışacağım.  Umarım, insan ilişkilerine yönelik bakış açınıza ufacık da olsa katkısı olur bu yazının. Şimdiden iyi okumalar dilerim. Toksik İlişkiler ve Bağımlılık Son birkaç yıldır, uluslararası psikoloji alanında çalışmalar yapan önemli isimler, problemli ilişkilerin özellikle de toksik ilişkilerin yeni bir "işlev bozukluğu" türü olarak tanımlanmasını öneriyorlar.  Çalışmalar sonucunda bazı ruh sağlığı uzmanları, arka arkaya sorunlu ilişkiler yaşayan insanlarda, bir tür kişilik bozukluğu olup olmadığı üzerine eğilmek gerektiği görüşünde birleşiyorlar. “Çünkü…” diyorlar “...Toksik ilişkiler bağımlılık üzerine kuruluyor.” Ruh Sağlığı Tanı Kriterleri Kitabının (DSM) bir sonraki baskısı, ilişkisel bozuklukları içermesi gündemde; kişilerarası ortaya çıkan işle...

Cinsel Travmaların Duygusal İlişkilere Etkisi

Resim
Güvenin Yerini Korku ve Utanç Aldığında, Alev Alev Yanan O Aşk Biter ve Yerini Buz Kesen Soğuk Bir Savaşa Bırakır... Merhaba sevgili dostlar. Bazen aşık olduğumuz insanla mahremiyetimizi paylaşmak üzere heyecanla yakınlık kurmaya başladığımız anda, kalbimizde taşımayı hiç hak etmediğimiz bir yük bedenimizi ele geçirir. Bir anda donar kalırız. Gücümüz çekilir. Kalbimiz heyecandan değil de, utançla ya da korkuyla atmaya başlar. Aynı anda öfke ve keder dolarız iliğimize kemiğimize kadar. Bazen gözlerimiz dolar… bazen hıçkıra hıçkıra ağlarız… Geçmişte, en savunmasız olduğumuz durumda, maruz kaldığımız istismarın ya da tacizin neden olduğu travma, yıllar sonra sevdiğimiz insanın masum bir dokunuşuyla, öpücüğüyle, sıcacık nefesinin tenimize değmesiyle yeniden kapımızı çalabilir. Heyecanla atması gereken kalbimizde, durduk yere korkutucu ve mide bulandırıcı bir savaş, yeniden ve yeniden başlayabilir.   Cinsel taciz ve istismar kurbanı bireyler kendisine sürekli şu soruları sorar; "Bu...

Geçmişin Gölgesinde Aşk / Travmalar ve Bağlanma Üzerine 2

Resim
Merhaba sevgili dostlar, Çocukluk Travmalarının Yetişkin Yaşamda Duygusal İlişkilere Etkisi üzerine kaleme aldığım yazının ikinci bölümüne hoş geldiniz. Birinci bölüm olan bir önceki >>yazımızda <<  neden hep aynı tip insanlara çekildiğimizi, neden aynı tür ilişkiler yaşadığımızı, neden ilişkilerde aynı sorunlarla karşılaştığımızı anlatmaya çalıştım. Çocukluk çağında bağlanma yeteneğimizi etkileyen eksiklikleri, bu eksikliklerin ve travmaların yetişkinlikte ilişkilerimizi nasıl etkilediği konusunu işlemiştim. Çocukluktan kalan eksikliklerin yerinin neden doldurulamayacağını da anlatmak istemiştim.  Psikoloji biliminin önemli isimlerinin çocukluk travmaları ve yetişkinlikte duygusal ilişkiler konusunu nasıl ele aldığını anlatmak üzere kaldığımız yerden devam edelim. “Sevgi, çocuklukta kaybedilen mutluluğun yeniden bulunma çabasıdır.” - Sigmund Freud Aslında bir çoğumuzun aşk hayatı, Freud’un “Sevgi” tanımında bahsettiği çabanın izlerini taşır. Kimimiz çocukluğu...

Geçmişin Gölgesinde Aşk / Travmalar ve Bağlanma Üzerine 1

Resim
Çocukluk Travmaları ve Aşk Üzerine… Merhaba sevgili dostlar; Geçmişin Gölgesinde Aşk / Travmalar ve Bağlanma Üzerine başlıklı yazımı iki bölüm halinde yayınlayacağım. Serinin ilk bölümüne hoş geldiniz. Günümüzde ilişkiler; Tinder, Bumble, İnstagram, Linkedin gibi platformlarda ekran kaydırma davranışı ve herkese erişim kolaylıkları sayesinde tam bir kaosa dönmüş durumda. “Instagram ve Linkedin ne alaka?” diye düşünenler hiç kusura bakmasınlar ama; instagram ve linkedin manitacılık müessesesine hizmet etme aracı olarak gayet de abaza çöplüğüne dönmüş durumda.  Ama meselemiz platformlar değil, Meselemiz, bu platformlardan ilişkilenen insanların bağlanma yeteneklerinin giderek körelmesini vurgulamaktı. Benim sosyal medya kullanıcıları öfkem yüzünden konu dağılmasın.🙂 Neden ilişkilerde kadın ve erkeklerden tek bir kalıptan çıkmışçasına davranışlar bekleniyor? Yakınlık arzusuyla ilişkilendiğimiz insanları sevgi, saygı, sadakat ve dürüstlük gibi güven verecek sorumluluklar alması yeterl...

Geçmişin Gölgesinde / Çocukluk Travmaları ve Daha Sonraları

Resim
  Geçmiş Travmaların Yaşamın Geri Kalanındaki İzleri Üzerine Merhaba Sevgili Dostlar... Harvard Üniversitesi’nin 80 yılı aşkın süredir devam eden “Yetişkin Gelişimi Araştırması” gösteriyor ki; bebek, çocuk ve ergen yaşların, erişkin dönem mutluluğu ve sağlığı üzerinde belirleyici rolleri var. (Harvard Adult Development Study) Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri şu:  Çocuklukta yaşanan travmatik deneyimler, yetişkinlikte ruhsal bozukluk riskini %40’a kadar artırıyor. Bir başka çarpıcı sonuç ise; Çocuklukta yaşanan sevgi eksikliği ve ihmal, yine yetişkinlikte ruhsal bozukluk riskini % 40 artırıyor. (Harvard Second Generation Study) Travmanın etkileri üzerine yapılmış en kapsamlı ve sarsıcı çalışmalardan bir diğeri de Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) ve Kaiser Permanente'nin ortak yürüttüğü ACE’s (Olumsuz Çocukluk Deneyimleri) çalışmasıdır.  Bu araştırma, çocuklukta yaşanan olumsuz deneyimlerin sayısının (ACE skoru), ilerleyen yaşlarda sadece ruh sağlığı so...

Erkek Egemen Cinsel Yaşam

Resim
Merhaba sevgili dostlar, Bugünkü yazımızda cinsel yaşamda eşitsizlik oluşturan en önemli etkenlerden birini kaleme alıyorum; Erkek Egemen Kültürde Cinsel Yaşam Erkek egemen kültürde cinsellik, her şeyden önce erkeklik ispatıdır. Bu nedenle cinsellik hem erkek ve hem de kadın için "erkeğin gücü" ve "performansı" üzerinden gösteri halinde yaşanır. Çünkü erkek egemen kültürde cinsellik, karşılıklı zevkten çok; güç, kontrol, haz ve doyum eşitsizliği üzerinden şekillenmiştir. Kadınların bedeni, arzuları ve sınırları görmezden gelinir. Erkek egemen kültür, cinselliği erkek hazzına indirgeyerek zehirler. Erkek için tüm odak, vajinaya boşalmaya yönelik hedefler, o hedeflere varmaya yönelik yolculuktur. Karşılıklı olarak hissedilen yakınlık, oyunlar, fanteziler ve duygular (aşk, sevgi, tutku gibi duygular) geri plandadır. Önceki yazılarımızda bahsettiğimiz narsisistik eğilim ve güç mücadelesinin, yatak odasındaki halidir. Hatta yatağın tam üstündedir. Erekte haldedir. Cinsel...