Empati / Bir Başkasını Hissedebilme Sanatı
Merhaba sevgili dostlar,
Bugün, modern ilişkileri temelden sarsan, çatışmalarda çözümsüzlük yaratan ve insanı yalnızlaştıran bir konuyu işleyeceğiz; Empati.
Yani herkesin herkesten beklediği ama çok azının becerebildiği "karşımızdaki insanı anlama yeteneği…"
“İnsan, diğer insanlara dokunma yetisini kaybettikçe, kendine de yabancılaşır.”
- Erich Fromm
Günümüzde mobil uygulamaların sağladığı imkanlarla insana erişimimiz çok kolay. Beş saniye içinde bir gönderimiz binlerce insanın ekranına düşüyor. Hiç tanımadığımız bir insana gönderdiğimiz selamın ekranına düşmesi iki saniye. Buna rağmen, insanların birbirinden kopuk yaşadığı, güvensizliğin giderek arttığı, ilişkilerin kolayca yıkıldığı ironik durumlar söz konusu.
Nörobilim alanındaki çalışmalar, insan beyninde “Ayna Nöronlar” adı verilen ve başkasının hissettiği duyguyu fark edip, adeta o hissi yaşamamızı sağlayan özel bir sistem olduğunu söylüyor. Yani, empati yeteneğimiz, biyolojik bir donanım olarak tanımlanıyor.
Ancak bu donanıma rağmen, insanlar arasındaki duygusal temas giderek zayıflıyor. Ekranlar, duygusal sinyalleri görünmez kılıyor. Yüz yüze geldiğimizde ise karşımızdaki insanın üzgün mü, kırgın mı, yoksa sadece yorgun mu olduğunu ayırt edemez haldeyiz.
Çünkü insanın kendi duygularına “aşırı” odaklanması, başkasının duygusal sinyallerini algılayan beyin bölgelerini baskılamaya neden oluyor. Yani kendi duygularımıza odaklandığımızda, karşımızdaki kişinin duyguları bize geçmiyor.
Ya da toplum olarak "Kötülüğün Anatomisi: Empatiyi Anlamak" adlı kitabında “Empatinin yokluğu, kötülüğün başlangıcıdır.” diyen Simon Baron Cohen’in sözlerini haklı kılacak kadar kötülüğe bulanmış durumda kalplerimiz. Sizce hangisi?
Empati Nedir? (Psikolojik Boyutlarıyla)
Psikoloji literatüründe empati "kendi kimliğimizi kaybetmeden" bir başkasının duygularını, düşüncelerini ve bakış açısını anlama ve hissetme yeteneğidir.
Carl Rogers empatiyi tanımlarken “Başkasının gözlerinden bakmak” tabirini kullanmıştır.
Daniel Goleman ise “Duygusal Zeka” adlı kitabında empatiyi “Ötekinin duygu dünyasında gezinme cesareti.” olarak ifade etmiştir.
Empati, insanın en nitelikli erdemlerinden birisidir. "İyilik" ile ilişkilendirdiğimiz davranışların çoğunun temelini oluşturur. Merhamet ve fedakarlık, empati duygusuyla ortaya çıkar. Empati eksikliği ise çoğu yıkıcı davranışın köküdür. Aslında "kötülük" ile ilişkilendirdiğimiz şeyler de empati eksikliğinden doğar. Empati eksikliği suçu mümkün kılar. Empati eksikliği, psikopatların diğer insanlara, duygusuzca ve hiçbir değeri olmayan nesneler gibi davranmalarının nedenidir.
Sevgili dostlar,
Size göre, insanları birbirinin dünyasına bağlayan en doğru yol, sosyal medya uygulamalarındaki etkileşim türleri midir bilmem… ama bildiğim şudur ki; insanları birbirinin dünyalarında mutlu ve huzurlu yaşamaya götüren doğru yolun pusulası, empati duygusudur.
Empatinin Psikolojik Boyutları
Empati, birini anlamak için "gayret göstermek" değildir; karşımızdaki insanı zihinsel, duygusal ve davranışsal süreçlerin bütününde anlamamızı ve hissetmemizi sağlayan sürecin kendisidir. Psikoloji biliminde genellikle üç temel boyut ile işlev kazanır
1. Bilişsel Empati (Cognitive Empathy)
Karşımızdaki insanın düşüncelerine veya hislerine yönelik durumunu “anlama/kavrama” yeteneğidir. Bu düzeyde empati becerisi, her ne kadar bilişsel olarak tanımlansa da aslında "duygusal zekânın" en önemli bileşenlerinden biridir.
Araştırmalar, yüksek bilişsel empatiye sahip kişilerin iletişimde daha açık, çatışmalarda ise daha çözüm odaklı olduklarını göstermektedir (Decety & Jackson, 2004)
2. Duygusal Empati (Affective/Emotional Empathy)
Bu boyut, karşımızdaki insanın acısını, sevinçlerini veya korkularını “hissetme” deneyimidir. İnsanlar arasında gerçek bağı kuran, bu derinlikteki empati becerisidir. Bu düzeyde empati, bireyin sevgi, vicdan, merhamet duygularıyla açığa çıkan bağlılık kapasitesini güçlendirir.
Duygusal empati aşırıya kaçtığında duygusal tükenmişlik/yorgunluk veya vicdan/merhamet/şefkat yorgunluğu (compassion fatigue) durumlarına yol açabilir.
3. Davranışsal Empati (Compassionate / Behavioral Empathy)
Bu boyut ise, empati yeteneğinin eyleme dönüştüğü boyuttur. Karşımızdaki insanın duygu ve düşüncelerini anlayıp, hissedip, anlayış gösterip, tüm bunları davranışımıza taşıyarak tepki verdiğimiz boyuttur.
Paul Ekman bu düzeyi “empatik şefkat” olarak tanımlar. Özellikle destek, dayanışma ve yardım davranışı olarak ortaya çıkar.
4. İletişimsizlik (Miscommunication) Empatik Hata Boyutu
Duygusal ve bilişsel empati arasındaki fark (biri anlamak diğeri hissetmek) nedeniyle, karşımızdaki insanın duygu ve düşünceleriyle empati kuramayıp (hissedemeyerek ya da anlam veremeyerek), kendi duygu ve düşüncelerimizde kalma boyutudur. Empati eksikliği değildir. Bireyin karşısındakinden bağımsız olarak (ancak ondan yansıyanlardan dolayı) kendi içinde bilişsel ve duygusal çatışma yaşamasıdır.
Daniel Goleman’ın “Duygusal Zekâ” adlı eserinde bu boyutu “İletişimin duygusal yansımasında, kör noktalara takılmak." olarak ifade etmiştir.
Günümüzde empatik davranışların kaybolmaya yüz tutan en önemli psikososyal becerimiz olduğunu düşünüyorum. Aşırı ben odaklı insanlarda duygusal farkındalık körelmiş durumda. Sürekli başkaları gibi davranma eğilimi artıyor. Taklit/Kopya davranışlar yaygınlaşıyor, empatik davranış ise azalıyor. Başkasının aldığı etkileşimi arzu eden, başkasının yaptığının aynısını yapıyor. İnsanımız tek tipleşiyor sevgili dostlar. Etiketlerle, trendlerle, akımlarla birbirinin aynısı insanlara dönüşüyor. Ve bu durum yalnızca bireysel ilişkilerimizi değil, toplumu da derinden sarsıyor.
İlişkilerin mahvolmasının, mutsuz ilişkiler yaşanmasının sebebi de bunlar aslında. "Hayır diyen bir kadın aslında erkeğin çabalamasını bekliyordur." diyen geri zekalı embesil kadınların sayısındaki korkunç artış "Kadınlar, doğaları gereği her zaman kendilerinden daha yüksek statüde, daha zengin, daha güçlü veya daha yakışıklı erkeklere çekilirler." diyen geri zekalı embesil erkeklerin sayısındaki korkunç artış ile aynı. Tek tipleşen kadınlar ve tek tipleşen erkekler modelinin ortaya saçtığı kopyala yapıştır görüşler; ilişkileri birer sosyal ve duygusal bağ olarak değil, biyolojik bir pazar yerine çevirerek tek tipleştirdi... Herkes ilişkide inandığı saçma sapan düşüncelerle haz peşinde egosu okşansın istiyor.
Martin Buber’in sözleri bu noktada çok anlamlı ve değerli bir hale geliyor.
Buber diyor ki; “Ben-sen ilişkisi, insanın ruhsal bütünlüğünün temelidir. Bu ilişkide empati olmazsa ‘sen’ bir nesneye, ilişki ise sadece ‘çıkar’ ilişkisine dönüşür.”
Empatinin Temel İşlevi
Empati, insanlar arasındaki güvenli bağlanmanın yapı taşlarından en önemlisidir sevgili dostlar. İlişki içerisinde olan insanlar, birbirinin kederini, korkusunu, acısını, heyecanını veya sevincini doğru bir şekilde anlayıp hissederek empati oluşturur. Ve tüm bunları davranışlarıyla karşısındaki kişiye yansıttığında o kişinin zihninde "Görülüyorum, anlaşılıyorum, şu an güvendeyim." mesajı oluşturur.
Özellikle çaresizlik ve savunmasızlık gibi duygularla boğuşan insanlar için güven duygusu yatıştırıcı ve rahatlatıcıdır. Çünkü artık kendisini yargılamadan yanında duracak, kendisini duyan, anlayan birisi vardır…
Duygusal Regülasyon
Ayrıca, çatışmanın ya da uyuşmazlığın neden olduğu bir tartışma sırasında, insanlar genellikle kendi “düşünce ve duygularının haklılığını korumak” maksadıyla “savunma odaklı” davranışlar sergiler.
Ve unutulmamalıdır ki çatışma durumlarında ortaya çıkan "öfke" aslında duyulma ve anlaşılma çığlığı olabilir. Eğer karşımızdaki kişi toksik manipülatif aşağılık pislik bir kişilik değilse, sergilediği öfke bir savunmasızlık halidir. Anlaşıldığını ve duyulduğunu hisseden insanın öfkesi diner.
(Sağlıklı psikoloji/asabiye durumları için geçerlidir)
Dolayısıyla; çatışma esnasında (karşılıklı uzlaşmazlık, tartışma, gerilim anlarında) empati devreye girdiğinde birey "haklılık odağı"ndan çıkar ve "anlayış odağı"na yönelir.
Bilimsel olarak açıklamak gerekirse;
Çatışma anında karşımızdaki kişinin yaşadığı öfkenin, saldırganlığın veya savunmanın “arkasında yatan korku, endişe, üzüntü veya hayal kırıklığını fark ettiğimizde” (yani empati kurduğumuzda), bizim de kendimizi savunmamıza yol açan nörolojik tehlike alarmı susar (amigdala).
Bu, sadece bireysel sakinleşme değil, aynı zamanda karşılıklı duygusal düzenleme (co-regulation) dediğimiz durumu aktive eder.
Yani biz karşımızdaki kişiyi duyup, anladığımızda her ikimiz birden sakinleşmeye başlarız. Empati, uzlaşmazlığı kendiliğinden çatışmasızlığa hatta çözme eylemine dönüştürür.
Empati Eksikliğinin Sonuçları
Empati eksikliği, ilişkilerde benmerkezcilik davranışı olarak yorumlanır. İletişim kopukluğu, duygusal ihmal ve güvensizlik doğurur. İş yaşamında hissedilen tükenmişlik sendromu nedenlerinden en güçlüsü empati eksikliğidir.
Romantik ilişkilerde ise “sevgilim beni anlamıyor” cümlesiyle başlayan kopuşun arkasındaki nedenlerin başında gelir empati eksikliği...
APA’nın (American Psychological Association/Amerikan Psikologlar Birliği) 2023 verilerine göre, çift terapilerinin %68’inde tarafların şikayeti “bu ilişkide anlaşıldığımı hissetmiyorum.” olmuş.
Yani sevgili dostlar;
Empati, bu çağın en lüks eylemlerinden biri haline geldi. Konuşan çok ama anlayan az. Çünkü ilişkiler çok, ama ilişkilerin anlamı az. Çünkü empati, ilişki kurmanın ana dilidir. Empatinin yokluğunda tüm etkileşimler yüzeyseldir. Ama empatinin varlığında en güçlü bağlar ve derinlemesine duygular yaşamak mümkündür.
İnsanız ve güvende hissetmeye ihtiyacımız var. Güven dolu bir ilişki sürdürmenin temelinde ise ihtiyacımız olan sadece görülmek ve anlaşılmak. Gerçekten anlaşılmak. Empati, karşımızdakinin gözlerine bakıp “sen buradasın, görüyorum, hissediyorum ve anlıyorum.” diyebilmektir.
Okuduğunuz için teşekkürlerimle.
Konu ile ilgili kitap önerisi aşağıda dostlar.
Dünyanızı kurtarır mı bilmem ama anlaşıldığınızı hissettiğiniz günlerin çoğalmasını dilerim.
Saygı ve sevgiyle
Cemal M. Bulut
cemalmuhsin.bulut@gmail.com
Kitap Önerileri
- Daniel Goleman – Duygusal Zeka
- Carl Rogers – İnsan Olmaya Dair (Kişi Olmaya Dair)
- Marshall B. Rosenberg – Şiddetsiz İletişim
Kaynaklar
- Harvard University, Department of Psychology (2022). Mirror Neuron Activation and Empathy Response.
- University of Michigan (2010). Empathy Decline Among College Students: A Meta-Analysis.
- American Psychological Association (2021). Developing Empathy as a Learnable Skill.
- Stanford Social Neuroscience Lab (2020). Gender, Culture, and Empathy Differences.

Yorumlar
Yorum Gönder