Cinsel İletişimin Arsız Yüzü / Duygu Katillerine Eleştiri

Merhaba sevgili dostlar.
İletişim üçlememizin cinsel yaşam kategorisindeyiz ve "Cinsel İletişimin Arsız Yüzü" adlı eleştirel yazımla karşınızdayım.

Eleştirimin muhatabı "Duygu Katili Abaza Bireyler" olacak. Bunun nedeni; kadınların flört aşamasında sıklıkla şikayet ettiği konulardan birisi. Karşılıklı ilgi duyduklarına inandıkları bazı erkeklerin kendileriyle sadece cinsellik amaçlı flört ettiği düşüncesine kapılmalarına sebep olan "Erken Cinsel İletişim Sorunu."

Kadınlar tarafından flörtün henüz başında "Beni tanımaya çalışmadan, cinsellik konusunu açıyor." şeklindeki haklı şikayetlerine neden olan erkeklerin "Erken Cinsel İletişim Sorunu" bu yazımızın teması.

Elbette açık ve dürüst iletişim, bir ilişkinin her noktasında çok önemli. Dolayısıyla partnerlerin cinsellik hakkında da dürüst ve açık iletişim içerisinde olmaları, sağlıklı ilişki sürdürmeleri açısından önemli . 

Ancak bu konu, tüm cinsel konular gibi oldukça hassas.

Bu yazım; "Cinsel İletişimin Önemi" olarak kaleme alacağım yazılara başlamadan önce, yukarıda bahsettiğim hassasiyetlere değinmek zorunda hissettiğim için yazdığım uyarı ve eleştiri niteliğinde bir yazı olacak.

Cinselliği Konuşmak

Sevgili dostlar, itirazınız olur mu bilmem ama;
Bence zaten cinsellik konusunun kendisi, tereddüt, çekimserlik ve beceri endişesiyle dolu. 

Eminim ki birçoğumuz cinsel konuların hiç konuşulmadığı evlerde büyüdük. Birçoğumuz büyüdüğümüz evlerde annemizle ya da babamızla kendi cinsel kimliğimize yönelik konuşamadık. Konuşulan kısmı ise sadece "Ayıp, olmaz, sakın yapma" kalıplarıyla reddetmeye dayalıydı. Bu şartlarda büyüyüp, erişkinlikte cinsellik konuşurken rahat hissetmemiz kolay mı? 

Dolayısıyla; seksin deneyim tarafında ortaya çıkan hassasiyetlerin, sözlü tarafta da görülmesi gayet normal. Mahrem düşüncelerimizi ve arzularımızı açığa çıkarmak, kendimizi kötü, utanç içinde, güvensiz hissetmemize neden olabilir. Diğer yandan, partnerimiz tarafından yargılanma ve reddedilme riskleri de cabası.

Büyürken cinselliğin keşfedilip öğrenilmesinden mahrum kalan bireyler olarak, üzerine bir de toplumun ahlaki değerlerindeki baskı unsurlarıyla karşı karşıya kalmak, yetişkin çağımızda cinsel yaşamımıza vurulan prangalardan sadece ikisi...

Toplumsal Baskı (Kadınsal)

Toplumumuzda hem genel ahlak ölçütlerinde (hem kültür, hem inanç-din) kodlanmış tabular, cinselliğe psikososyal yükler bindiriyor. Ve bu yükler, zihnimizde ve ilişkilerimizde bazı mekanizmalara hasar veriyor. 

Toplumumuzda "namus" kavramının özellikle kadın cinselliği üzerinden değerlendirilmesi; kadınlar üzerinde "Özdeşleşme Yoluyla Yabancılaşma" etkisi olan bir baskı oluşturuyor. 

Ataerkil zihniyetin "Ahlak ve Namus" kavramları, kadın bedenine "korunması gereken nesne" rolü yüklüyor. Dolayısıyla, toplumumuzda kadınların çoğunluğu, cinselliği arzulayan, haz duyan, zevk alan bir "özne" olarak değil, ailesinin, soyunun, toplumun ahlakını temsil eden "nesne" olarak görüyor.

Böyle toplumlarda kadınlar kendi cinsel arzularını ifade ettiğinde, toplumsal yargıların oluşturduğu baskı nedeniyle "ahlaksız" ya da "değersiz" damgası yiyeceği hissiyle hareket ediyorlar. Kadınlarda cinsel iletişimsizlik bu noktada derinleşiyor. Kendi arzusunu kendine bile yargısızca itiraf edemeyen biri, partnerine nasıl açılabilir? Bu yük altında kalan kadınlar, baskı, endişe ve korkuyla cinsel iletişime kapalı hale geliyor.

Toplumsal Baskılar (Erkeksel)

Sosyal Medya Dilinde Sel-Sal Kullanımı Beni Delirtmeye Başladı. 
Kadınsal ve Erkeksel İfadesini "Eleştirisel" Kullandım.

Erkek, toplum tarafından "cinsel olarak aktif, başlatıcı ve her zaman isteyen." olmaya kodlanmış durumda. Cinselliğin tabu olduğu, kadını sınırlandırıp erkeğe alan tanınan bir kültürde, erkekler kolay kolay duygusal zekâsını kullanamaz. "İrrasyonel Güdü Telafisi" diye kıçımdan uydurduğum bir durum ortaya çıkar. Yani abazalık...

İşte kadınların eleştirdiği "acelecilik" davranışını tetikleyen de bu... "Abazalık".Cinselliği duygusal yakınlaşmanın bir sonucu olarak değil, erkeklik rolünün bir ispatı olarak görüyorlar. (Elbette hepsi değil, bazıları) 

Bu durumda erkeğin hızla cinsel iletişime dalma teşebbüsü, çoğu zaman tek taraflı bir talep oluyor. Kadın hoşlandığı erkeğin bu davranışından rahatsızlık duysa da görmezden gelebilir, hatta kendisiyle iletişimi kesmemek için bu abazalığa uyum da sağlamaya çalışabilir.

"Erkek isteye taraftır, kadın seçen taraftır. Erkek alır. Kadın verir." gibi yanılsamalar yüzünden erkek birey bu davranışları sergilemekten çekinmez. Rızayı ve saygıyı yok sayan, manipülatif bir baskı aracı haline gelen yanlış bilgiler, sadece eril zihniyeti besliyor..

İşte okuduğunuz bu yazı, aslında tam da şimdi ve tam da burada başlıyor.

Erken Cinsel İletişim Sorunu

Sevgili dostlar, cinsel iletişim diye tanımlanan şey flörtümüzle, sevgilimizle, eşimizle sadece "nasıl sevişeceğimizi" konuşmak değildir. Cinsel iletişim, kendi cinsel arzumuzu ya da rahatsızlıklarımızı dile getirmektir. Partnerimizle birlikte, kültürden ve inançlardan doğan cinsel kimliğimize yönelik yargılara rağmen, güvenli bir mahrem alan inşa etmektir. 

Cinsel iletişimin sağlıklı olarak tanımlanması için tek bir temel şart vardır;
Partnerimizin sınırlarına "mutlak" saygı göstermek...

Yakınlık kurmayı arzuladığımız insanlara duyduğumuz çekimin, cinsel yönü elbette vardır. Cinsel çekimle birine ilgi duymak da gayet normaldir. Duygusal çekim duymak ne kadar normal ise o kadar normaldir... 

Ancak herkesin duygusal ihtiyaçları farklıdır. Sadece cinsel çekimle dahi olsa, karşımızdaki kişinin cinsel iletişime açıklığını bilmeden konuya dalmak, sadece iletişim hatası olarak tanımlanamaz. Bu hata aynı zamanda, duygusal zekâ yoksunluğunun, ilkel güdülere kapılmış olmanın ve saygısızlığın çirkin bir göstergesidir. 

Aceleciliğin Anatomisi

Bazı erkeklerin, ilgi duyduğu ve iletişim kurduğu biriyle tanışma aşamasında (Flört dönemi diyelim) hızla cinsel konuları konuşma eğilimi aşağıdaki gibi tanımlarla açıklanabilir;

Cinsel Açlık (Sexual Hunger)
Biyolojik bir güdünün, duygusal ve bilişsel süzgeçten geçirilmeden, irade gösterme gereği duymadan, kontrolsüz bir şekilde dışa vurulması, anlık olarak karşı tarafa yansıtılmasıdır. Özetle cinsel güdüyü iradenin önüne koymaktır. 

Bir diğeri ise; Erkeğin partnerini, kimliği, duyguları, arzuları olan bir insan olarak değil, sadece cinsel bir hedef veya ihtiyaç giderme aracı olarak gören sığ ve narsisistik bakış açısını tanımlayan "Tüketici Zihin" (Consumer Mind) yapısıdır. 

Ve son olarak; 
Flörtün asıl amacı olan karşılıklı tanışma, birbirini keşfetme, duygusal açıklık sağlama ve güven inşası yerine, "cinsel arzuyu dindirme" olarak kullanılan, samimiyetsiz, ısrarcı her türlü söz ve davranışı tanımlayan "Avcı Flört." yapısıdır.

Aceleciliğin Saygısızlık, Korkaklık ve Aptallık Üçgeni

Cinselliği konuşmak için aceleci davranmak, öncelikle saygısızlıktır.
Karşındaki insana cinsel bir obje olarak yaklaşmak saygısızlıktır. Onun mahrem alanına yönelik rıza ve onay almadan attığın her adım, saygısızlıktır. Karşındaki insanın varlığına, insanlığına, seninle yakınlaşma-tanışma arzusuna, iyi niyetli duygularına, kimliğine, ruhuna ve mahrem alanına karşı yaptığın bir saygısızlıktır...

Ayrıca korkaklıktır. Flörtün başlangıcında hemen cinselliğe yönelmek, kadınlar tarafından erkeğin duygusal yetersizliğinin ve güvensizliğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Çünkü konuyu hemen cinselliğe çekerek karşısındaki insanın kendisiyle kurduğu iletişimi "elde ettim" yanılsamasıyla algılıyor. 

Ve Aptallıktır. Neden aptallıktır?
Çünkü insan, bir başka insanla güvene dayalı bağ kurma ihtiyacı duyan bir varlıktır.
Bir kadın (veya herhangi bir partner), daha güvenli bir duygusal alan kurulmadan gelen cinsel hamleyi, tehlike alarmı olarak algılar. Bu, ona "Sana saygı duymuyorum, sadece bedenini istiyorum" mesajını gönderir. Sen, saniyeler içinde güveni sıfırlamış olursun. Çünkü senin ilkel güdülerin, bilişsel zekânı sabote ederek davranışlarını etkiliyor! Bu durumun Türkçe haliyle tam karşılığı; APTALLIKTIR. 

Bu abazalıkla, şimdiye kadar hedefine ulaşmanı sağlamış kadınlarla yaşadığın deneyimler, senin aptal bir abaza olduğun gerçeğini değiştirmez.

Unutmayın sevgili biraderlerim;
Cinsellik, yakınlık hisleriyle kurulan ilişkinin başlangıcı değildir. Güvenle kurulmuş ilişki içerisinde O yakınlık arzusunun karşılıklı zevk ve doyuma dönüşmesidir. 

Bir kadınla 5 dakika konuşup cinselliği dile getirmek, bir fidan dikip 5 dakika sonra meyvesini yemeyi beklemek kadar aptalcadır.

Diğer Nedenler?

Tüketim Kültürü insanların ilişkilenme deneyimlerini mahvetti. (Ve elbette bu sadece erkeklere özgü bir eleştiri değil.) Tüketim kültürü, toplumun genelinde insan ilişkilerini "hemen elde et-hemen yaşa-hemen tüket" şekline dönüştürdü.  

"Kadın-Erkek Duygusallığı Arasındaki Fark" bir başka etken.
Birçok kadın, cinsel yakınlık kurmadan önce, duygusal olarak ilgi görmek, saygı ve güven hissetmek ister. Kadınlar için cinsellik, paylaşılan duygunun tetiklediği bir deneyimdir. 

Erkeğin cinselliği öncelediği her davranış kadının zihninde "duygusal emek hırsızlığı" gibi algılanır. Kadın duygunun olmadığı ilişkide tamamen var olamaz. (Gerçi bu durum yavaş yavaş değişiyor. Önüne gelene yakınlık duyan ve fingirdeme arzusu duyan kadınlar da erkeklerle yarışır durumda.)

Cinsellik Ne Zaman ve Nasıl Konuşulur?

Cinsellik konuşulmalı. Ama ne zaman?
Cevap: Güvenli Bağ Kurulduğunda.

Cinsel iletişim, partnerin duygusal olarak kendini güvende hissettiği, özellikle de kendisinin yargılanmayacağını bildiği zaman başlar. Bu, üçüncü saatte de olabilir, üçüncü buluşma da olabilir, üçüncü ay da... Hız değil, güven duygusunun derinleşmesi önemlidir.

Sağlıklı iletişim, arzuları talep etmekten değil, merak etmekten geçer. İlgini ve merakını partnerine gösterdiğinde talepkâr değil, sevgisini göstermeyi başaran kişi olursun.

Ayrıca cinsel iletişim, tıpkı cinsel deneyim gibi öğrenilen bir beceridir. Kendi cinsel güdüne iradenle hâkim olmayı öğrenmek, seni önce iyi bir insan ve iyi bir sevgili yapar.

Sağlıksız Örnek:
"Anal seks yapalım."
İlişkinin hangi boyutunda olursa olsun bu ifadeler talep değildir. Dayatmadır. Baskı ifadesidir.

Sağlıklı Örnek:
"Birlikte anal seks deneyimlemekten heyecan duyar mısın, bu konuda bir sınırın ya da fantezin var mı? Eğer konuşmak istersen ben bu deneyimi merak ediyorum ve seninle yaşamayı arzu ediyorum." İlişkinin hangi boyutunda olursa olsun merakı bildiren, alan açan, rıza ve onaya sunan saygılı ifade örneğidir.

Dr. Sue Johnson "Cinsellik, ilişkinin duygusal bağının bir yansımasıdır." demiştir. Cinsel arzuların duygusal bağlarla doğması o ilişkinin her yanını süsleyecektir. 

Johnson der ki; "Güven inşa etmeden cinsel hazza ulaşmaya çalışmak, kumdan kale üzerinde gökdelen inşa etmeye çalışmaktır. Kumun üzerine inşa ettiğiniz her şey er ya da geç çöker."

Sorularla Farkındalık

1. Sırf cinsel birliktelik kurmak hedefiyle duygusal bağ kurma çabasını göz ardı ederek, en son ne zaman . bir ilişkiyi mahvettin? Sonuçta her ilişkinin bir potansiyeli var ve bazen o ilişkinin büyük potansiyelini flört aşamasında göremeyebiliyoruz. 

2. Partnerinin duygusunu ve isteklerini, sadece onu anlamak adına yargılamadan en son ne zaman dinledin? 

3. Kendi dürtülerini kontrol altına alıp partnerinin onayına ve rızasına, kişiliğine ve konfor alanına saygı göstermek için bilinçli bir çaba harcadın mı? Yoksa seni, ilkel dürtülerin mi yönetiyor?

Flört başlangıcında ilk olarak "abaza" damgası yiyen dallama, sana sesleniyorum!
Adam olmanın gücü, arzuların penisine hücum ettiğinde, kendini ve davranışlarını kontrol edebilmekten gelir. Duygusal zekânı kullan! Partnerine her zaman "Sana ve varlığına değer veren bir insanım" mesajı ver. İnan bana o ilişkide mutluluğa, zevke ve hazza doyacaksın.

Sevgili dostlar;
Cinsel iletişim, utanılacak bir eylem değildir. Saygı, güven ve dürüstlük çerçevesinde konuşulması, ilişkinin kaliteli insanlar tarafından sürdürüldüğünün bir göstergesidir. Hatta doğru işlenir de ilişkinin kalitesine kalite katar ise; tahrik sebebi bile olabilir.

Herkesin sağlıklı bir cinsel yaşam hakkı olduğunu biliyorum.
Ama insanlar bu hakkı ancak saygı, sevgi ve sabırla elde eder, bunu anlatmaya çalıştım. 

Okuyan herkese teşekkür ederim.
Bir Sonraki Cinsel İletişim yazımız Cinsel İletişimsizliğin Zararları olacak.
Herkese sevgiler, herkese saygılar...

Cemal M. Bulut 
cemalmuhsin.bulut@gmail.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Önerisi - Küçük Prens

Kitap Önerisi - İnsanlığımı Yitirirken

Sen Kimsin? Benlik-Kişilik ve Değişim