Psikolojik Sağlamlık Modası

Düştüğü Gibi Tekrar Ayağa Kalkıp
Daha Güçlü Bir Şekilde İlerleyebilenlerin Sanatı

"Bazıları güçlü doğar, bazıları ise hayatta kalabilmek için güçlü olmak zorundadır." (Anonim) 

Bu bakış açısı, psikoloji dünyasında uzun süre tartışılan bir konuydu sevgili dostlar. İnsanların zorluklar karşısında gösterdiği direncin doğuştan gelen bir özellik mi, yoksa sonradan kazanılan bir beceri mi olduğu üzerine uzun yıllar araştırmalar yapıldı. 

Ancak Stanford Üniversitesi'nden Psikolog Dr. Carol Dweck'in “Gelişim Zihniyeti (Growth Mindset)” üzerine yaptığı araştırmalar, bize bu konuda çok önemli bir gerçeği göstermiş oldu; 


Psikolojik dayanıklılık, sadece doğuştan gelen bir yetenek değil, her insan için geçerli olacak şekilde “sonradan öğrenilen ve geliştirilebilen” bir beceridir. 

Ayrıca bilmenizi isterim ki Psikoloji Bilimi ve Genetik Bilim disiplinleri arasında, genetik aktarımla psikolojik sağlamlığın doğuştan gelip gelmediğine dair çalışmalar ağırlık kazanmış durumda.  

Peki, bizim ruh halimizi giderek zorlayan bu kırılgan çağda, psikolojik dayanıklılık-sağlamlık becerisini nasıl edinebilir, nasıl öğrenebilir, nasıl geliştreibiliriz?

Psikolojik Dayanıklılık ya da Psikolojik Sağlamlık Nedir?

Psikolojik dayanıklılık, psikoloji terminolojisinde "Resilience" olarak geçer.
En basit tanımıyla; bireyin travma, trajedi, felaket veya önemli stres kaynaklarıyla karşılaştığında, bu zorlu durumlara karşı başarılı bir şekilde uyumlanma, toparlanma ve ayağa kalkma becerisidir. 

Düşünür Friedrich Nietzsche'nin meşhur sözü, psikolojik dayanıklılığın özünü çok iyi açıklar;
"Bizi öldürmeyen şey, güçlendirir." 

Bu sözler, her zorluğun bir öğrenme ve güçlenme fırsatı olduğu inancını vurgulayan anlamlı bir sözdür. Acıyı hissetmek, onu anlamak ve bu hissin ağırlığıyla hayata devam edebilmek, Psikolojik Dayanıklılık Becerisine Sahip Olmak demektir.

Yaşama Sanatı (Cemusal Görüş)

Psikolojik Dayanıklılık bir sanat olabilir. Yaşama sanatı olarak görülebilir. Psikolojik Dayanıklılığın kalbinde kişinin kendine olan inancı vardır. Dirençli insanlar, kötü zamanları geçici bir durum olarak algılayarak acı ve kederi kabullenerek zorlukların kendilerini yıkmasına izin vermezler.

Evet psikolojik sağlamlık geliştirilebilir. Ruhunuzu, benliğinizi ve kendinize olan inancınızı güçlendirmeniz mümkündür. Yaşama sanatının ustası olmanız, gayet mümkündür.

Yeni Dünyanın İnsanları ve Hasar Modeli

Çağımızın insanı, geçmiş nesillere göre daha kolay bir yaşam sürdürme şansına sahipken, psikolojik olarak gelmiş geçmiş en kırılgan nesillerden biri olarak görünüyor. 

Washington Üniversitesinde görevli akademisyen, Psikiyatr Steven Wolin “İnsanlar başından beri sahip olduğu güçlü yönleri bulmak için kesinlikle geriye dönüp geçmiş olayları yeniden yorumlamalı. Yeni dünyanın yeni insanlarında kırılganlığı yücelten unsurlar var.” diyor. 

Hayatımızdaki travmaların yaşamımız boyunca bizi etkilemesini sağlayarak bizi birer kurbana dönüştüren koca bir endüstri olduğunu, ama gerçekte (tam olarak farkında olmasak da) hepimizin ruhunda hatırı sayılır bir güç kapasitesi olduğunu ifade ediyor.

Doktor Wolin'in temel tezi, psikolojide uzun süre hakim olan bir düşünceye karşı çıkmaktır. Bu düşünceye o, "hasar modeli" adını verir.

Hasar Modeli Ne Anlatır?

Basitçe ifade etmek gerekirse; Eğer sorunlu bir ailede büyüdüysen (örneğin, alkolizm, şiddet, taciz barındıran vb.), bu sorunların senin ruhunda hasar bırakma olasılığı yüksektir.

Bu model, çocukluk çağı zorluklarla geçmiş bir kişinin geleceğinin de kaçınılmaz olarak zorluk içinde olacağı yönünde bir felaket kehanetine inanır. Wolin, bu yaklaşımı reddetmiş ve kendi araştırmalarıyla, çalışmalarıyla tam tersini savunmuştur.

Wolin bu modele neden karşı çıkar?

Wolin’e göre, insanlar kendilerinin bile bilmediği bir güce sahiptir. Psikolojik Dayanıklılık, sorunlardan kaçarak değil, mücadele ederek yaşam yoluna devam eden insanların içlerindeki güce varmış olmasıdır.

Wolin için dayanıklılık, sadece şiddetli yağmur altında yürümek değildir. Psikolojik Dayanıklılık, şiddetli yağmurda ıslanmak, üşümek, çamura batmak, düşmek, belki yaralanmak ve tüm bunlara rağmen yola devam edebilme gücüdür. Vücudumuzdaki yara izleri gibi, ruhumuzdaki yaralar da hayatta kalma ve güçlenme hikayemizin kanıtıdır.

Doktor Steven Wolin ağabeyimiz haklıdır sevgili dostlar. Sorunlu ailelerin çocuklarının ruhlarında karanlık hasarlar kalabilir. Ancak zorluklara karşı zaman içinde önleyici tepkiler gösterme konusunda tecrübeli hale gelerek, edindikleri tecrübeyi kalıcı güçler olarak benliklerine dahil ederler.

Psikolojik olarak güçlü insanların üzülmeden veya acı çekmeden bir yaşam sürdüğü düşünülmemeli. Belki de bu konudaki en büyük yanılgı bu düşünce olabilir. 

Çünkü tam tersine, psikolojik dayanıklılık edinmiş insanlar da acı çeker, gözyaşı döker ve yorgun düşerler. Daha kırılgan olan insanlarla aralarındaki farklar, bu olumsuz durum ve olumsuz duyguların içinde yıkılmak yerine, tüm olumsuzlukların varlığını kabul ederek yollarına devam edebilme yetenekleridir.

Dayanıklılık, her şeyi tek başına atlatmak demek de değildir. Psikolojik dayanıklılık, sosyal destek ve aidiyet hissiyle beslenir. Zor zamanlarda yardım istemek, bir zayıflık değil, aslında desteğin varlığından alınan güç göstergesidir.

Bilişsel-davranışçı terapinin kurucularından Psikolog Donald Meichenbaum "Dayanıklılığın tanımından daha önemli olan şey, dayanıklılığı oluşturan şeylerdir" diyor ve pratik uygulamalara odaklanıyor. Bu uygulamaların başında ise sosyal destek sistemleri geliyor. Yani başkalarından destek almak/görmek...

Psikolojik Sağlamlık Nasıl Kazanılır?

Meichenbaum'a göre Psikolojik Sağlamlığı olan insanları psikolojik olarak dayanıksız olan insanlardan ayıran temel özellikler var. Sırf bu temel farklılıklara göz atarak, Psikolojik Sağlamlık yeteneklerine sahip olabiliriz sevgili dostlar.

Pozitif Duygu Durumu: 

Dayanıklı bireyler, olumsuz duygulara saplanıp kalmak yerine, olumlu duygulara odaklanmaya daha yatkındır. Hayata iyimser bir pencereden bakar, geleceğe dair umut taşırlar. Mizah duygusunu takdir eder ve kendilerine gülebilirler. Bu kişiler, kurban rolünü üstlenmek ya da alaycı bir kişilik geliştirmek yerine şükran duygusunu seçerler.

Görev Odaklılık: 

Dayanıklı insanlar, pasif bir şekilde olayların seyrini beklemek yerine, değiştirilebilecek sorunları tespit edip bu sorunları çözmek için harekete geçerler. Değiştirilemeyecek şeyleri ise kabul etmeyi tercih ederler. Bu özellik lider ruhlu insanların proaktif yaklaşımdır.

Esnek Düşünce: 

Meichenbaum Bilişsel katılığı (cognitive rigidity) ve sabit düşünceleri psikolojik dayanıklılığın düşmanı olarak tanımlar. Dayanıklı insanlar, beklenmedik durumlar karşısında farklı düşünebilme ve alternatif çözümler, fikirler ve yollar üretebilme yeteneğine sahiptir. “Sınırlı seçenekler, sınırlı çözümler yaratır.” demiştir ve esnek zihin yapısının, farklı düşünce kalıpları geliştirmeye yatkınlığın ve farklı görüşlere açıklığın daha güçlü bir ruh hali inşa etmekte önemli olduğunu ifade etmiştir.

Fiziksel Sağlık: 

Zihin ve beden birbirinden ayrı düşünülemez. Yeterli fiziksel sağlık, psikolojik dayanıklılığın önemli bir parçasıdır. Düzenli egzersiz, doğru beslenme ve alkol, tütün, kafein gibi maddelerin kullanımını sınırlamak veya ortadan kaldırmak, kişiyi psikolojik olarak da güçlendirecektir.

Meichenbaum'ın dayanıksız olarak tanımladığı kişilerin özelliklerini de aşağıda listeliyorum. (Dikkatinizi çekerim, okuyacağınız özellikler, Harmoni’de sıklıkla eleştirdiğim çağımızın insanını çok net bir şekilde tarif ediyor.)

Yenilgiyi Kabul Eden: 

Dayanıksız bireyler, olaylar üzerinde çok az kontrolleri olduğunu düşünen kurbanlar ve seyirciler gibi davranırlar. "Bende sorun var", "Ben zayıfım" veya "Hayat çok zor" gibi yenilgiyi baştan kabul eden düşüncelere sahiptirler.

Duygusal Geri Çekilme: 

Zorluklarla karşılaşan insan için duygusal olarak geri çekilmek kolaycılık davranışıdır. Elbette ki zor olan, bizi rahatsız eden duygu ve düşüncelerle yüzleşmektir. 

Özellikle twitter (yeni adıyla X Platformu) gönderilerinde şahit olduğumuz, çağımızın sanki yaşam gurusu kesilmiş, aşırı ben odaklı angutların, kendi yaşamlarından sanki çok iyi bir bok yemişler gibi hava atmaya teşebbüs ettikleri, “İnkâr, izolasyon ve kaçınma” güzellemeleri aslında psikolojik güçsüzlüğün belirgin işaretleridir. 

(İtiraf: Ben de öz yaşamımda sosyal çevreden izole yaşamı, yalnızlığı güzelleme kibirine kapılmış bir insanım. Bunun için kimseden özür dilemiyorum.)

Dayanıklılık, her anı neşeli, dertsiz, tasasız bir yolculuk sürdüreceğiz demek değildir sevgili dostlar. Zorluklarla, zaman zaman derin bir kederle yoğrulmuş, ama aynı zamanda bilgelik, huzur ve güzelliklerle dolu bir yolculuktur. 

Oysa çağımız, bize hep gülümseyen, hep kazanan insan profilleri sunarak, acı çekmenin zayıflık ve başarısızlık olduğunu dayatıyor. Oysa psikolojik dayanıklılık söz konusu olduğunda; modern çağın zayıflık ve başarısızlık olarak pazarladığı her şeyin, insanca yaşamanın bir parçası olduğunu vurgulamak gerekiyor.

Mini Test

Aşağıdaki sorular, adeta kendi ruh sağlığımızı kontrol etmemiz için bir rehber niteliğindedir;

  • Duygusal acıyla nasıl başa çıkıyorum?
  • Acıya fiziksel bir tepki veriyor muyum?
  • Acıdan kaçınıyor ya da küçümsüyor muyum?
  • Acımı yemekle, alışverişle, kumarla, alkolle veya diğer bağımlılıklarla mı bastırıyorum?

Yukarıdaki sorularla yüzleşmek, dayanıklılığın ilk adımıdır sevgili dostlar. Tıpkı daha önce konuştuğumuz gibi, bu sadece bir "cevap" arayarak değil, kendinize ayna tutmakla mümkün olacaktır.

Son Sözler
Günümüz insanının yaptığı gibi hatalardan, yanlışlardan, pişmanlıklardan, acılardan ve kötülüklerden ders almak yerine, kurban rolüne bürünüp ağlayıp sızlayabilirsiniz sevgili dostlar. 

Ama unutmayın ki iyilik, umut etmek ve yaşananlara anlam vermek, birer seçimdir. Kendinize acımayı bırakıp, acının içinde bile anlam ve güzellik arayacak cesareti bulmak ve en önemlisi, kendine dair anlattığın hikayeyi, kurban rolünden kurtarıp, yaşam sanatçısı rolüne taşımak, ömür boyu huzurlu, neşeli ve doyumlu yaşam sürdürmene olanak tanıyacaktır.

Psikolojik dayanıklılığa kavuşmak isteyenler için aşağıda Psikolojik Sağlamlık Konusunu işleyen etkili kitaplar öneriyor olacağım.

Blog yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ediyor,
Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Cemal M. Bulut

Kitap Önerileri

Duygusal Zeka - Daniel Goleman
Duyguları anlama ve yönetme yeteneğinin, psikolojik dayanıklılığın temel taşlarından biri olduğunu anlatan bir başyapıt.

Zor Anlar İçin Psikolojik İlk Yardım - Alper Hasanoğlu
Bu eser, zorlu yaşam süreçlerinde ve kriz anlarında kendine ve çevrene nasıl destek olacağını gösteren, pratik ve etkili bir rehber.

İnsanın Anlam Arayışı - Viktor Frankl
Yaşamın en ağır travmaları karşısında bile anlam bulma ve hayatta kalma gücünün nasıl ortaya çıktığını anlatan, ilham verici bir eser. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Önerisi - Küçük Prens

Kitap Önerisi - İnsanlığımı Yitirirken

Sen Kimsin? Benlik-Kişilik ve Değişim