İlişkisel Tükenmişlik

Merhaba sevgili dostlar,

İçinde yaşadığımız bu “yüzeysel ilişkiler çağı” insanlara, her şeyin hızla ve anında değiştirme lüksünü sundu. İlişkilerde bireysel olarak zorlanan insanlar; ilişki emek istediğinde, sorumluluk almayı gerektirdiğinde, karşısındaki insanı tüketim nesnesi gibi kullanıp bir kenara atarak, yenisini bulma eğiliminde... 

Ancak insanlığın şunu farketmeye çok ihtiyacı var;
"Kaçtığın şey, ilişkide yaşadığın zorluklar ya da partnerinle yaşadığın çatışmalar değil. Kaçtığın şey bizzat kendinsin." 

Tükenmişlik içindeki kişi, sadece yorgun olan kişi değildir sevgili dostlar. Aynı zamanda kendi yaşamında dengeyi kaybetmiş kişidir.

Amerikan Psikoloji Derneği’nin (APA) 2022 raporunda, çiftlerin en sık ayrılma gerekçelerinden ilk ikisinin “tükenmişlik ve kopuş” olduğu belirtiliyor. 

Bu durum literatürde genellikle "Emotional Disengagement" yani “duygusal geri çekilme” olarak adlandırılan psikolojik bir durum. Ve APA’nın araştırmaları, bu konuda çok önemli bir noktaya daha parmak basıyor sevgili dostlar; İlişkilerde yaşanan kopuş, kavgalarla, çatışmalarla değil, suskunlukla, içe kapanmayla ve mücadele etmekten kaçınmakla geliyor. 

Dr. Christina Maslach’ın şu sözü de bu noktayı haklı çıkarıyor;
"Çatışmalar sürüyor, kavga bitmiyorsa, hâlâ bu ilişkide bir çaba vardır. Oysa sessizlik, ilişkinin kalbinde çoktan büyümüş bir buz dağıdır.”

İlişkilerde tükenmişlik konusunda uzun yıllar çalışmalar yapan Dr. Christina Maslach, tükenmişliği üç ana boyutta inceler: 

1. Duygusal Yorgunluk
2. Kişisel Başarı Hissinin Azalması
3. Duyarsızlaşma (Sinizm). 

Her ne kadar Maslach bu modeli başlangıçta iş yaşamı için geliştirmiş olsa da, psikoloji dünyası artık bu üç boyutun ilişkiler için de net bir şekilde geçerli olduğunu kabul ediyor. Bir ilişkide duygusal yatırımın tek taraflı olması, çabanın karşılıksız kalması ve partnerine karşı yavaş yavaş duyarsız bir tutum geliştirmek... Ayrılık işaretlerinden daha sinsi ve yıkıcı bir sonun başlangıcıdır.

Peki, bu duygusal geri çekilme, aşk duygusunun sona ermesi mi? Yoksa çağımızda yaşam zorluklarının insanlara yaşattığı bir yorgunluk sendromu mu?

İlişkide Tükenmişlik Nedir?

Psikoloji terminolojisinde bu durumu en iyi tanımlayan kavramlardan biri "İlişkisel Tükenmişlik" (Relational Burnout) olabilir. 

Partnerlerden en az bir tanesinin duygusal kaynaklarının aşırı zorlanması sonucu gelişen duygusal yorgunluğu ifade eder. İlişkiler özelinde bu, partnerlerden birinin (veya her ikisinin) duygusal bağını, ilgisini ve enerjisini kaybetmesiyle sonuçlanır. 

John Gottman’ın çalışmalarında bu durum “Stonewalling” (duvar örme) davranışıyla tarif edilir. Duvar örme davranışı, partnerlerden birinin tepki vermemesi, içten içe geri çekilmiş olması, ilişkinin içerisinde izole oluşu olarak ortaya çıkar.

Romantik ilişkilerde tükenmişlik, bireyin ilişkide sürekli olarak duygusal emek harcamasına rağmen, karşılığını alamaması sonucu girdiği, kronik duygusal ve fiziksel bir yorgunluk halidir. Tükenmişlik yaşayan kişi, partnerine ve ilişkiye karşı giderek duyarsızlaşır, ilişkiye dair beklentilerini yitirir ve ilişkideki varoluş amacını kaybeder.

Klasik eleştirimi hepiniz biliyorsunuz artık. Bu çağın insanı, ilişkiye tüketici davranışlarıyla yöneliyor. Tıpkı satın aldığı bir üründen en iyi performansı beklediği gibi, partnerinden de her anlamda maksimum performans bekliyor. Heyecan, ilgi, destek, sabır ve anlayış… Üstelik tüm bunları, ilişkiye yönelik hiçbir çaba harcamadan talep ediyor.

Aşırı ben odaklılık, ilişkilerdeki tükenmişliğin ana sebeplerinden birisidir dostlar. Partnerlerden biri sürekli olarak duygusal ve fiziksel çaba harcarken, diğeri konfor alanında kalarak, sürekli almayı bekliyor. Ve bu tek taraflı çaba, zamanla verici olan partnerin enerjisinin bitmesiyle son buluyor. Bu son, ilişkinin üzerine şiddetli bir çatışmayla ya da kavgayla değil, sessizce ve sinsice geliyor. Tükenmişlik, sadece duyguların değil, ilişki dinamiklerinin bozulduğunun da bir işaretidir dostlar. 

Bir arkadaşımın, yıllarca “Eşimle hiç kavga etmiyoruz.” diye övündüğü evliliği, bir gün ansızın eşinin elinde boşanma dilekçesiyle karşısına dikilmesiyle sonlanmıştı. Çünkü kavga etmemeleri birbirlerine kayıtsız kaldıklarının işaretiydi. 

Bir başka arkadaşım ise; çok mutlu giden evliliği eşinin ailesiyle yaşadığı sorunlara (eşinin kendi babasıyla ve kendi erkek kardeşiyle yaşadığı ailevi sorunlar) kalkan olmaya başlamasıyla daha da güçlenebilirdi. Bir gün bana “Cemal ben bu evlilikte bariyerden başka bir şey değilim. Kendimi kaybettim. O evde varlığımın eşimin ailesine kalkan olmaktan başka hiçbir anlamı kalmadı sanki.” demişti. Bu arkadaşım hayatta tanıdığım en güçlü adamlardan birisiydi.

Çocuk esirgeme kurumunda büyümüştü. Babası kriminal biriydi. Ve korkunç bir suç işlemişti bu baba. Arkadaşım 14 yaşındayken, babası annesini vahşice öldürmüştü. Askerliğini yaptıktan sonra işçi olarak çalışmaya başladığı fabrikada, emeklerinin karşılığını ala ala yükselerek, 10 yıl sonunda satın alma sorumlusu olmuştu. Tüm bu zorlu hayat hikayesinin içerisinde, reşit olan kız kardeşi çocuk esirgeme kurumundan çıktıktan sonra, ona annelik, babalık ve ağabeylik yapmayı da başarmıştı. Kardeşi bugün, sahip olduğu her şeyi ağabeyine borçlu olduğunu minnetle ve şükranla dile getirir.

Şunu anlatmak istiyorum ki dostlar;
Tükenmişliği yaşayan arkadaşımın başına bu durum güçsüz, zayıf ya da yetersiz olduğu için gelmediğini ifade etmek istiyorum. Aksine, kendisi ilişkinin en güçlü ve en çok çabalayan tarafıydı. Yüksek sorumluluk duygusu ve sürekli empati, arkadaşımı tükenmeye açık hale getirmişti.

İlişkilerde Duygusal Tükenmişlik ile Nasıl Mücadele Edilir?

Hümanist psikolojinin en önemli isimlerinden Erich Fromm, "Sevme Sanatı" adlı eserinde aşkın pasif bir duygu olmadığını, aktif bir beceri (sanat) olduğunu söyler. Fromm'un bu görüşü, bir yandan tükenmişliğin de nedenini açıklar; Aşkı bir "hissiyat" olarak benimseyen modern insan, aşkı için emek harcamadığında, kaçınılmaz olarak o ilişki tükenir.

Ayrıca Gottman Enstitüsü'nün araştırmaları, ilişkilerdeki "onarım denemelerinin" önemini vurgular. Tükenmişlik, bireyin bu onarım denemelerini yapma motivasyonunu tamamen yok eder ve böylece ilişki kendini onarma yeteneğini kaybeder.

İlişkilerde onarım denemeleri için yol gösteren John Gottman aslında ilişkisel tükenmişlikle nasıl mücadele edileceğini de anlatmıştır.

  • İletişim
    İlişkide onarımın zehri iletişimsizliktir. diyor Gottman. Kırgın duyguları ortaya koyan konuşmaların gerekliliğini ifade ediyor. “Çabalamaktan yoruldum. Benim için ve bizim için biraz çaba göstermene ihtiyacım var.” gibi cümleler ilişkiyi geri kazanmanın ilk kıvılcımları olacaktır diyor.

Yorulduğunuzu söyleyin sevgilinize. “Tükeniyorum.” deyin. Çünkü tükenmişlik, ilişkinizin bittiği anlamına gelmez; sizin bu ilişkide bittiğiniz anlamına gelir.

  • İlgi
    Psikolojik araştırmalar ilişkilerin büyük jestlerden, sürprizlerden ziyade ilgiyle ayakta kaldığını gösteriyor dostlar. “Günün nasıl geçti sevgilim?” sorusu, birlikte yemek yerken göz göze gelindiğinde sevgiliye minnet dolu gözlerle bakmak, hafif tebessümler… varlığı için teşekkür etmek… mucizevi iyileşmeler yaratabilir sevgili dostlar. 

  • Objektif Olarak Aynaya Bakmak
    Unutmamak gerekir ki; ilişkinin başlangıcında olduğu gibi ilerleyişinde de iki tarafın rolü ve sorumlulukları vardır. Bu nedenle ilişkilerdeki her krizde atılacak en önemli adım, kendi davranışlarımızı, duygu ve düşüncelerimizi sorumluluğumuz çerçevesinde gözden geçirmektir. “Ben neden böyle davrandım, neden böyle hissettim, bu sorunun bu noktaya gelmesinde benim payım var mı, neden sustum, neden görmedim?” gibi sorular bireysel cesaret sorumluluğunu yerine getirmenizi sağlar. Yanıtlarınızın ne olduğuna göre doğru davranmak da öyle…

Hiçbir ilişki ortada bir şey yokken kendi kendine sarsılmaz, yıkılmaz ve bitmez sevgili dostlar. Ve insanlar arasındaki hiçbir bağ kendi kendine kopmaz. İnsanlar ilişkileri ve partnerleri için değer vermeyi, çaba göstermeyi, mücadele etmeyi bıraktığında, ortak güzel duygular da değerini yitirmeye başlar. 

Eğer ilişkinde tükendiğini hissediyorsan, önce kendine şu soruyu sor;
“Ben gerçekten yeterince çaba harcadım mı?”

Çabaladığınızdan emin olun lütfen sevgili dostlar.

Okuduğunuz için teşekkürlerimle
Mutlu günler, mutlu aşklar herkese

Cemal M. Bulut

Kitap Önerileri

Sevme Sanatı - Erich Fromm
Aşkın tek taraflı tüketimden uzak, aktif bir beceri olarak nasıl inşa edileceğini anlamak için harika bir kitap.

Evliliği Sürdürmenin Yedi İlkesi - John Gottman
İlişkilerde duygusal dengeyi kurmanın pratik ve bilimsel yollarını gösteren bir eserdir.

Burnout: Stres Döngüsünü Çözmenin Sırrı - Emily & Amelia Nagoski 
Tükenmişliğin yaşamda ve ilişkilerdeki dinamiklerini derinlemesine anlatan, güçlü ve rehber niteliğinde bir eserdir. 

Mahremiyetin Peşinde (Mating in Captivity)-Esther Perel 
İlişkilerde güven, yakınlık ve cinsel arzu arasındaki ince çizgiyi ustaca inceleyen bu eser, neden güvende hissettiğimiz anlarda bile arzunun, yakınlığın ve duyguların kaybolabileceğini tükenmişlik bağlamında kavramanıza yardımcı olacak bir eser.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Önerisi - Küçük Prens

Kitap Önerisi - İnsanlığımı Yitirirken

Sen Kimsin? Benlik-Kişilik ve Değişim